Bugün ilk kez dışarı çıktım. Pekin sokaklarında, süpermarketlerinde, dükkanlarında gezdim. Türk lokantasına gittim(Turkish mom diye bi yer, oğlu pekinde okuyan bi anne açmış) Mantı, cacık, ezme, çoban salata, şekerpare, sütlaç, esogelin çorba, buğday ekmeği ve çatal birden değerlendi gözümde. Bi de saabah çin kahvaltısı yaptım, ekmek içinde et gibi bişey, sebze dedikleri ama tadı turşuya benzeyen bişey, içemediğim yumurta çorbası içinden etli ekmeği seçtim, memnun kaldım, siz de deneyin. Yolda çektiğim olay fotoğraflar aşağıdadır. Coca-colasından Wolkswagenına her şey çince yazıyo, gerisini siz düşünün... Bi de yanımda biri olmadan çıkmak istiyodum :D,Teşekkürler Tang amca.
Burada ikinci haftamda çince hocam karakterleri öğrenmede diğerleri kadar zorlanmadığımı görünce (nihayet) beni karakterlerin daha çok tekrar edildiği 7 kişilik uluslararası öğrenci sınıfından karakterlerin "çıkırt" diye geçildiği 5 kişilik koreli sınıfına aldı. Galiba bu sınıfta daha hızlı geçildiği için bir kuru 3 ayda bitirebiliyorum. İlk çince sınavımdan 93, quizlerimden ise 95 ve 100 aldım. 你叫什么名字? (ni jiao shen ma ming zi - adın ne) yi yanlış yazınca çincede dikkat hatası yapmanın hiç de zor olmadığını farkettim...
Burada uluslararası ve hatta ötesi bi grup var. Şu an itibariyle okulda sayamadığım ve sayamayacağım kadar koreli, 2 moğol, 2 tongalı, 4 kazak, 3 çinli+partner okulun bikaçyüz çinlisi, 1 brezilyalı, 2-3 taylandlı ve hatta galiba endonezyalı, 2 filipinli, 1 rus, 3 amerikan, 1 senegalli, 2 tanzanyalı, 1 malili ve bir türk (bilin bakalım kim :D) var.
Boş zamanlarımda 2 günde bir falan havuza gidiyorum, galiba geçen sefer buradaki havuzlarla ilgili yazmayı unutmuşum. Buradaki havuz halka açık, yani sadece biz kullanmıyoruz. Bunun sonucu olarak okul dışında bugün pekinde heryerde olduğu gibi bana uzaylıymışım gibi bakıyolar. Ayrıca ilk gittiiğimde kültür şokunu yüzüme çarpan olayı söylüyorum: SOYUNMA ODALARINDA MAYO DEĞİŞTİREBİLECEĞİN KABİNİMSİ HİÇBİR ŞEY YOK. 7sinden 70ine, hatta 1inden 100üne herkes gayet normal, soğukkanlı, sanki t-shirt değiştiriyomuş gibi mayosunu giyiyor ve buna benim beraber ders yaptığım tüm ark.larım falan da gayet dahil oluyor. Ayrıca havuzda temizliği kolay olsun diye herhalde tuvalet alaturka; ama delik karşıda değil, senin tarafında. Yani sen karşıya yapıyosun, oradan sana ve deliğe doğru akıyor. Fotoğrafını çekmek isterdim; ama çok hoş bir görüntü değil :D
İlk kung fu ve çince güzel yazma dersini aldım, daha doğrusu aktivitesini yaptım. Kaligrafi hocası ingilizce bilmiyo, yani ikisinde de bedenimi hayli çalıştırıyorum: Birinde iletişim kurmak için, diğerinde de aktivite gereği :D
Yurttaki odamın telefonunu söylediler: 00-86-10-82745751. Ama genelde yurt odamda olmuyorum, olsam bile telefon oda arkadaşımın masasında olduğu için ilk açıldığında büyük olasılıkla "yabuseyooO" diye bir cevap alacaksınız, ingilizce zorlayın, olmadı kapayın :D Ayrıca çin hattı aldım, o da 00-86-136-99219641. Bunda da okul binası vb. binalarda telefon yasak olduğu için açamayabilirim; ama bu telefonu ararsanız en azından "yabuseyooO" değil, bildiğimiz "alo" diye cevaplarım, garanti veremem, çok çinli olursam "wei" de olabilir :D En azından artık arama yapabiliyorum. Eski hattım ise şimdilik çantamda duruyo, n97 alınca görüşürüz artık...
Geçen yazımda yazmayı unuttuğum bir şey aklıma geldi. Burada doğal olarak yemeği çubuklarla yiyorum. Bugün çatal aldım; ama her yere çatalla gidemeyeceğime göre çubukla yemeye devam. İlk çubukla yemeğimde ise çubukları açtım, ayırdım, Kncun binlerce kez tembihlediği gibi birbirine sürtüp kıymıklarını temizledim. Buraya kadar her şey çok güzeldi, adeta çinliydim; ama çubukların ters tarafından tutup yemeye başlayınca gören herkes güldü :D Tesellim ise onların da çatalla yerken çatalı ağızlarına falan batırması, daha rastlamadım; ama inanıyorum, bir gün görüp güleceğim :D
Üniformam hala gelmedi, herkes gömlekle gezerken ben şortla bermudayla okula gidiyorum, zevkini çıkarıyorum :D
Nasıl bişeymiş, merak ediyorsanız öğrenci konseyine gidin, ilk toplantıyı görün dediler, hiç niyetim yoktu, gittim, içerde noldu nası bi gaz yedim bilmiyorum, okul başkan yardımcılığına adayım :D Tüm okulun ve konseyin önünde konuşma yapmam gerekiyomuş, neyse ki 2 dakikacık.
Burada oldukça fazla ödev veriyolar, herkes geceleri kapanıp ders çalışıyo, ben ödevleri sınıfta bitirip (bkz. özellikle Calculus, Fizik) kalan zamanda yüzmeye gidiyorum :D
Bu arada gazetecilik dersi aşırı sıkıcı bir hal almaya başladı, galiba ingilizce kompozisyon ya da ekonomi gibi bi dersle değiştircem, derste pre-testin ortasında uyuyakaldım, ilgi alanım değil, hayatım boyunca vefat ilanı yazacağımı sanmıyorum. (Bu ilk konuydu?)
Vize/oturma izni başvurusu için sağlık kontrolüne gittik, kan bile verdik :D Pekinde 4 yıldır çin dili edebiyatı okuyan biri ve onun danışmanlık yaptığı 3 türkle tanıştım. Pekinde 20 milyon kişide sadece 40 üniversite öğrencisi varmış. Türk görünce doğal olarak çenem düştü, sırada arkama geçirmekten türk lokantalarının adresini almaya bayaa bi yardımlaştık. Beraber gittiğim okul görevlisi ve diğer iki kişi ise tanımadığım türklerle nası bu kadar haşır neşir olabildiğimi sordular :D Pekinde binlerce amerikan, binlerce koreli olabilir ve senegallide çok millet bilinci olmayabilir; ama ben pekin haidian bölgesinin sağlık merkezinde türk pasaportu görünce kayıtsız kalamam, hatta fransız pasaportlu olan bile formu anlamıyodu, (bkz. çinlilerin ingilizce çevirisi) ben tecrübeli biri olarak acıdım (!) ve yardım ettim :D Başvurduktan sonra dönerken kan şekerimiz düzelsin diye (!) Mcdonald's a gittik (çünkü amerikan kız sağlık merkezinde bayıldı.) Her ne kadar son mcdoya gittiğimde zehirlenmiş olsam da 2 double cheeseburger, bi sundae ve bi milkshake i mideye indirdim. Yanlış anlamayın, 1 haftadır düzgün bişey yiyemediğim için veya açötesi olduğum için değil, sadece kan verdikten sonra toparlanmak için :D
Artık dahi kelimesini arkamdan değil yüzüme bile söylüyolar :D Dosyasına oturduğum birine zeka geçmiştir belki dediler, kaldım, koptum vb.
Onun dışında bayaa popülermişim, özellikle de kızlar arasında... Oda arkadaşlarım benimle ilgili konuşulunca (korece konuşuyolar, yanımda bağırsalar bile anlamıyorum :D)aaa o bizim odada kalıyo diyolarmış???
Burada üniversite başvurusu için toplantı gibi bişey yaptılar. Kasıma ya da ocağa kadar toefl, sat, ne varsa almam gerekiyomuş. Diplomaya gelince, okul müdürü tr.de de mezun olduğumu söyleyince hmm demek iki diploman olacak dedi. Toefl kursuna yazılsam mı yazılmasam mı karar veremedim, aynısı 3 ay sonra da var, ama üniversite için çok geç oluyo, yani sadece ODTÜde hazırlık atlamaya yarar ve ÖSS senesinden sonra daha fazla akşam fazladan ders alma düşüncesi bile gayet sıkıcı.
Son olarak çince öğrendikçe çok hoş şeyler fark ediyosun. Mesela isim in karşılığında olan 字(zi) ya 2 nokta ekleyince öğrenmek anlamında 学(xue) oluyo. Ayrıca han kelimesi de süper hàn(4. ton) çinli, hán(2. ton) koreli demek. Yani çinliyim yerine koreliyim ya da çince bilmiyorum yerine korece bilmiyorum demek işten değil :D
Bir hafta daha geçti, pretestlerden (sadece hiçbişey öğrenmeden önce yapılan ne kadarını biliyosun testleri) 61, 84, 100, 100 100... fln alıyorum. 61 dünya tarihindeki amerika uygarlıklarıyla, amerikan tarihiyle, ekonomiyle/sömürgecilikle ilgili soruları %25 olasılıkla atınca olan sonuç, neyseki sınıfta en yüksek 66 var hatırladığım kadarıyla :D
Fotoğrafları yüklemede bir sorun yaşadığım için yükleyemiyorum, sonra yollarım.